Bilgi Haber

4 Analiz Yazısı: Rusya ile Ukrayna Arasında çıkabilecek yangını, söndürecek su dünyada yok.

Karadeniz'de Rusya ve Ukrayna arasındaki gerginlik NATO'nun güneydoğu kanadındaki zayıflığı da gözler önüne serdi. Volker Wagener, Karadeniz'in üç büyük gücü; "Rusya, Türkiye ve Batı" arasındaki dengeleri analiz etti.

Okumaya vakti olanlar için, bu dört yazı size ’da olup biteni anlamanızı kolaylaştıracak bilgiler içeriyor. 

 1 . ’de ki “fırtına alarmı”

Volker Wagener
Deutsche Welle  yazdı

Özellikle bu devletler açısından bölgedeki kriz senaryoları nahoş. Sovyet döneminde Moskova’ya sadık olan Bulgaristan ve Moskova ile mesafeli olan Romanya uzun süredir üyeleri olarak karşı tarafta yer alıyor. İki ülkenin kıyıları, uzun süredir ittifakın ihmal edilmiş güneydoğu kanadını oluşturuyor.

Romanya ’ın ilhakından çok daha evvel Karadeniz’in “bir Rus gölü” haline gelmemesi gerektiği konusunda uyarıda bulunmuştu. Bükreş şiddetle bölgede, uluslararası bir donanma dâhil olmak üzere daha fazla NATO varlığı talep etmişti.

Bulgaristan o zaman çekimser kalarak bunu reddetmişti. Zira “ Ana” ile duygusal ve kültürel bağlar hâlâ oldukça güçlü. Bu da NATO açısından bir zayıf nokta. Kaldı ki Sofya askeri bakımdan hâlâ Sovyet mirasından besleniyor. Eski hava savunma sistemlerini Rus ordusu avucunun içi gibi biliyor, özellikle de bunların dezavantajlarını. Donald Trump’ın üye devletlerin savunma için daha fazla sorumluluk alması talebi Bulgaristan üzerinde de etki yarattı. Başbakan Boyko Borisov yazın orduda 1 ila 2 milyar euro değerinde modernizasyona gideceğini açıkladı.

Ruslar ve Türkler – İki güç faktörünün işbirliği

NATO’nun güneydoğu kanadındaki “aşil topuğu”, ’ye bakınca tam olarak belli oluyor. Erdoğan’ın Batı’nın Türkleri zaten eş değer bir öge olarak entegre etmeyeceği şeklindeki algısı yıllar boyunca defalarca teyit edildi. Bu algı, Başkanı Trump ve Erdoğan’ın karşılıklı çekinceleriyle daha da güçlenmiş durumda. uzun süredir ekonomi ve güvenlik politikaları başlığında geleceğini doğuda arıyor. Üstüne üstlük Moskova Türk ordusuna S400 füze savunma sistemleri sattı. NATO içinde bu olay, Türklerin ittifaka sadakatini sorgulayacak derecede öfke yarattı.

Türk donanması, bilhassa da denizaltı filosu, Rusların Kırım’daki askeri yığınağına rağmen Putin’in ordusundan hâlâ üstün ancak güvenlik politikaları bakımından Türkiye dikkat çekici bir şekilde savunma pozisyonunda görünüyor. Ankara için Rusya potansiyel bir düşman değil, daha ziyade bir işbirliği ortağı. Suriye’de bir savaş jetinin vurulmasından sonra Erdoğan’ın Putin’e yaptığı, kendisinden özür dilediği ve mağdurlara cömert tazminat sözü verdiği ziyaret bunu açık bir şekilde ortaya koyuyor.

Devamını oku


 

2 . Rusya’nın Azak Denizinden sonraki hedefi Karadeniz mi? 

Mehmet Cem Demirci
Deniz güvenliği uzmanı

Ukrayna ve Rusya 2003 yılında ve Kerç Boğazı’nın ortak kullanımına ilişkin bir anlaşma imzaladı. Ukrayna’yı bu anlaşmayı imzalamaya Rusya’nın Kerç Boğazı’nın girişindeki Tuzla Adası’na askeri üs kurma talebi zorladı.

Bu anlaşmaya göre;  ve   ve ’nın ortak iç denizi olarak kabul edilmekte, her iki tarafın savaş ve devlet gemilerine Azak Denizinde seyir serbestisi tanımaktaydı. Üçüncü ülkelere ait savaş gemilerinin ’ndan geçişi ve Azak Denizinde bulunuşu ise her iki ülkenin onayına bağlanmış, Kerç Boğazına ilişkin düzenlemelerin karşılıklı mutabakatla yapılacağı karara bağlanmıştı.

2014 yılında Rusya’nın ’ı ilhakı, taraflar arasında yüksek sesle dile getirilmese de söz konusu anlaşmayı fiilen geçersiz kıldı. Ukrayna hem Kerç Boğazı hem de Azak Denizinin BM Deniz Hukuku Sözleşmesine (BMDHS) tabi olmasının getireceği avantajları da hesaba katarak, 2016 yılında Azak Denizi ve Kerç Boğazı’nın hukuki statüsü için BM Deniz Hukuku Mahkemesine başvurdu. Rusya Kerç Boğazı’nın uluslararası bir boğaz olmadığını öne sürerek bu talebe itiraz etti. Mahkemenin konuya ilişkin kararını 2019 yılında açıklaması bekleniyor.

Rusya çatışmayı denize taşıyor

Sorunun uluslararası boyuta taşınması Rusya’nın faaliyetlerine hız verdi. Nisan 2018’den itibaren Rusya, Kırım ile anakarayı birbirine bağlayacak olan, Kerç Boğazında inşa ettiği köprünün güvenliğini bahane ederek Ukrayna’nın Azak Deniz’inde bulunan Mariupol ve Berdyans Limanlarına yönelik ticari gemileri durdurup aramaya başladı. Ukrayna’nın çelik ve tahıl ihracatı bu limanlardan yapıldığından, aramalar nedeniyle meydana gelen gecikmeler ekonomik kayba neden oldu. Söz konusu limanlara ilişkin ticari gemi trafiği Nisan 2018 öncesine göre %20 azaldı.

Devamını oku..


3. Karadeniz gaz yatakları – Rusya’nın Kırım işgali için gözden kaçan bir neden

Andriy Tsapliyenko.

Ukraynalı devriye gemisi “Hryhoriy Kuropiatnykov” yavaşça  limanından ayrılıyor. Gemide, her zamankinden daha fazla insan var: askeri savcılar,  petrol ve gaz sektörünün temsilcileri ve güvenlik hizmeti sunan koruma grubu. Hepsi, uluslararası normları ihlal eden ’nın iki sondaj kulesinin ’yı nasıl sömürdüğünü belgelemek için Azak denizine gitti. Singapur’dan alınan modern ekipman k,i 2011 yılında  tarafından satın alınmış ve ’ın ilhakı sırasında Rusya tarafından elkonulmuştu.

“Şimdi Rusya çalınan Ukrayna platformlarını kullanarak Ukrayna gazını çıkarıyor ve çalınan bu gazı Ukrayna yarımadasına satıyor,” diye durumu açıklıyor Ukraynalı gazeteci Andriy Tsapliyenko. Ukrayna anakarasından 80 km sonra, geminin dedektörleri kulelerden birini fark ediyor. Platform faaliyette ve 22 milyar metreküplük (bcm) gaz sahasını sömürürken görülüyor.  için bu stoklar yaklaşık 15 yıl yeterli olurdu. Ukrayna gemisinin yaklaşmaya başladığı andan itibaren, platformlardaki tüm aydınlatmalar söndürülüyor…

2012 yılı itibariyle, Ukrayna Jeoloji ve Maden Kaynakları Devlet Servisi, Karadeniz’in Ukrayna’ya ait bölümünde Ukrayna enerji ihtiyaçlarının, yaklaşık% 40’ını karşılamak için yeterli 2.3 trilyon metreküp (tcm) gaz olduğunu tahmin etmiştir. Bununla birlikte, 2014 yılında, Ukrayna karadeniz su sahanlığının üçte ikisi olan Kırım, işgal ile Rusya’ya geçtiğinde, sadece birkaç uzman enerji kaynakları üzerindeki kontrol mücadelesinin ilhakın ana nedenleri arasında olabileceğini varsaydı.

Devamını oku


4. Rusya ile Ukrayna Arasında çıkabilecek yangını, söndürecek su dünyada yok.

Ekşi sözlük yazarı Anglechem
(anonim yazar bildik imla kurallarını önemsemeden yazıdığı için yazısını olduğu gibi kullanıyoruz)

stratejik düzlemde

rusların büyük petro döneminden beri üstesinden bir türlü gelemedikleri, gelmek istemedikleri zamanla da yaşama sebepleri olmuş bir tür fobileri var: kaale alınmama korkusu.

çarlık rusya/sovyet rusya ve günümüz rus dış siyasetinin ana direğidir desek çok da büyük yanılmayız sanırım. süpergüç olmayı becerip birdenbire bir gün kendinizi artık süper olmayan bir güç halinde bulduğunuzda, hava kuvvetlerinizin bakımlarını yapamayıp ordunuzun maaşlarını ödeyemediğinizde, silah tüccarlarına son model ekipmanı maaş ödemek için sattığınızda, nükleer denizaltılar miadı dolmuş silahları yüzünden denizin dibinde patlayıp yokluktan sağ kalmış mürettebatı çıkaramayıp ölüme terkettiğinizde o eski ihtişamlı günlerin geride kaldığını düşünür durursunuz. rusların da sovyetler dağıldıktan sonraki 10 yılı böyle bir kabus dönemidir. “artık önemli sözü geçen bir ülke değiliz” korkusu her ülkeye atfedilebilirse de bu korku yüzünden gerekirse dünyayı yakacak kadar ileri gitmeye niyetli rusya kadar çok az ülke vardır. tarihleri boyunca da böyledir bu. ikinci dünya savaşı öncesi baltık devletlerine gider ve tepeden inme isteklerde bulunurlar. istediklerini alamazlarsa işgal ederler. (bkz: 1939 kış savaşı). alamadıkları vakit işgal sebepleri de çok büyük oranda istedikleri şeyin önemi değil, ufak tefek devletlerin kendilerine “hayır” diyebilme cesaretini göstermesidir. rus bilinçaltı bu tip şeyleri ezerek kendi büyüklüğünü önce kendine (kamuoyuna) sonra dış dünyaya kanıtlamak için hiçbir can mal para hiçbir masraftan kaçınmaz. ortamda savaş yoksa da halkı kilometrelik kuyruklarda tuvalet kağıdı almak için bekliyorken uzay yarışına girer, beşinci altıncı jenerasyon jetleri üretime alır.

devamını oku

Rusya’nın Ukrayna planı hakkında şaşırtıcı analiz

%d blogcu bunu beğendi: