Haber

Ukrayna’nın beka sorunu ve bağımsız kilise politikaları

Poroşenko yarın Ukrayna kilisesini Moskova'dan bağımsızlaştıracak belgeyi istanbul'da Ekümenik Patrikhane'den alacak. Bu Çerçevede Ukrayna Rusya ilişkileri ve Ukrayna'nın Moskava'dan bağımsız bir kadere sahip olma hakkına dair tartışmalara hızlı yanıtlar ve değerlendirme. Gökmen Aldoğan yazdı

Bir anlıkta olsa seçim anketlerinin tahminlerinin doğru olduğunu varsayıp Mart 2019 seçimlerinin kaybedeninin Petro Poroşenko olduğunu kabul edelim.
Pek çok Ukraynalı gibi onun iyi bir yönetici olmadığını vaatlerini yerine getiremediğini, Ukrayna Avro Meydan Devriminin temel dinamiklerinin aksine yol aldığını düşünelim. Ama bu inancımız bile  Poroşenko’nun hiçbir Ukraynalı yöneticinin yapamadığını gerçekleştirdiği gerçeğini değiştirmez.

 

Poroşenko yarın Ukrayna kilisesinin Moskova’dan bağımsızlaştıracak belgeyi istanbul’da Ekümenik ’den alacak. Kimileri bu belgenin yeteri kadar bağımsızlık getirmediğini düşünse bile bu sadece Ukrayna için değil, yüzlerce yıldır Moskova’nın tahakkümünden kurtulmak isteyen diğer slavian uluslar için önemini azaltmaz.

Bu bir doğu-batı yada katolik – savaşı değil. Moskova ile kader çizgisini ayırmak isteyenlerin yüzlerce yıllık kavgasının sonucu. Lenin deyimiyle “Çarlık Rusyası bir uluslar hapishanesiydi. Ukrayna’da yüzlerce yıl bu zindanda kaldı.  Bu büyük hapishane ilk darbeyi Çarlığın bir işçi devrimi ile son bulmasıyla aldı.

Bilindiği gibi Sovyetler dağılınca Ukrayna’da bağımsız bir devlet olarak yoluna devam etti. Ancak Eski bir çarlık politikası olan civardaki devletleri ilhak etme tutumu güncellendi ve avluda yaşatma siyasetine dönüştü. Poroşenko ile artık  avlusunda yaşayan Ukrayna’nın da sonuna gelindi.

Bu yeni durumun kıymeti henüz tam olarak anlaşılmadı. Evet pek çok Ukraynalı henüz “Bağımsız Kilise fikrine yeterince ilgi duymuyor. Bunun bir politika olduğunu Tanrı ve onun yolu ile ilgili olmadığını düşünüyor bunda haklılar mesele politik. Unutmamak lazım ki din tartışmaları hep politik olmuştur zaten.

Kaldık ki 21.yy’da dini meseleler  ve ruhbaniyet eskisi kadar ilgi görmüyor. Bugünün dünyasında dinin toplumları birleştirici rolü dahi sorgulanıyor. Ukrayna’lı liderler dini Rusya ile olan göbek bağlarını koparmak için haklı olarak kullanıyorlar. Bunu henüz tam başaramasalar da bu konuda Ukraynayı geri dönülemez bir yola koymayı başardılar.

İşte Poroşenko tamda bu tartışmaların merkezindeki tarihi bir kişilik olarak kendini var etti. Bize zul gelen Ukraynalı yerine Rus deyişimizin de sonuna getirdi.
Ukrayna toplumunun kendine yeni bir kimlik arayaşında başarılı olacağına dair umutları 30 yıl sonra yeniden yeşertti.

Türk solu geçtiğimiz birkaç yıldır da Türk sağının anti emperyalizmi keşfetmesi Rusya’nın anti emparyalist olduğuna dair inancı kuvvetlendirdi.
Bu yanlış inanç ve fikirler Ukrayna ve ’de bocalıyor. Çünkü Ukrayna ve Rusya ilişkileri üzerine yazanlar henüz İstanbul Patrikhanesi yazarken başa Ekümenik yazmayı dahi doğru bulmuyor.

I. Stalinist Rus Çarı Vladimir Putin

Ukrayna, ’ninkinden  daha gerçek ve acil kendi beka sorununu çözmesi için başka seçeneği yoktu. Bunu Ukrayna’ya tekrar hatırlatan Putin politikaları oldu. Bu yüzden Poroşenko Putin’e bir konuşmasında teşekkür etti.

Sonuç olarak etkileri batı basını tarafından abartılan aşırı sağcı ve ırkçı  grupları bir kenara bırakırsak Rus ve Ukrayna halkları arasında herhangi bir sorun yok. Sadece Ukrayna bir kez daha Rusya’nın Ukrayna politikalarına bir hükümran devlet gibi burununu sokmasına hayır diyor.

Bu politikalarını sürdürülmesinin Rus halkına herhangi bir yararı yok bu nedenle Ukrayna Politikaları birinci Stalinist Rus Çarı Putin’inde sonunu getirebilir.

 

Haber Analiz: İznik, Kadıköy, Roma, Balat, Kiev, Ukrayna Kilisesi’nin Bağımsızlığı

%d blogcu bunu beğendi: